Ana Sayfa Haber Dünya Kudüs'te onlarca Filistinli aile, evlerini tahliye etme tehdidiyle karşı karşıya

Instagram

Kudüs’te onlarca Filistinli aile, evlerini tahliye etme tehdidiyle karşı karşıya

Halil Musa

Doğu Kudüs’ün Silvan beldesinin Batn el-Hava mahallesinde altı kardeşi ile birlikte yaşayan Filistinli Züheyr er-Recebi, bulundukları evlerinden çıkarılıp sınır dışı edileceğinden neredeyse emin. Gerekçe ise 1965’te inşa ettikleri binanın arazisinin Yemenli Yahudilere ait olması.

Recebi ise arsayı babasının başka bir Filistinliden satın aldığını kanıtlayan belgelerin ellerinde olduğunu söylüyor. Diğer yandan Ateret Cohanim Derneği, arazinin 1920’lerde bölgeden ayrılan Yemenli Yahudilere ait olduğunu iddia ediyor.

Söz konusu arazinin sahipleri, 1948’de Nekbe sırasında, köylerinden çıkarılıp Batı Kudüs’e sürgün edildiler. Daha sonra ise alanı beş bin metrekareden fazla olan bu arazi üzerine 88’den fazla ev inşa edilmiştir.

Doğu Kudüs’te bulunan İsrail’e ait Kudüs Bölge Mahkemesi 88 evden dördünün önümüzdeki Nisan ayından önce boşaltılmasına karar verdi. Diğer evler tahliye için mahkeme kararlarını bekliyorlar. Ateret Cohanim Derneği beş yıl önce bu evlerin boşaltılması talebini sahiplerine iletmişti.

Recebi, “Rakibiniz yargıçsa, kimi şikayet ederseniz edin. İsrail’in bizi evlerimizden çıkarma çabası Kudüs’ü Yahudileştirmek, Yahudi Kutsal Havzasını kurmak, sözde Kudüs Tapınağı inşa etmek ve Silvan’daki Vadi er-Rababa ve Batn el-Hava mahallelerini kontrol etmek hedefiyle gerçekleştiriliyor.”

Kudüs’ün Yahudileştirilmesi

Recebi konuşmalarını şöyle sürdürdü: “İsrail, 1948 Nekbe sırasında bizi köylerimizden sürgün etmekle yetinmedi, bizi bugün de evlerimizden çıkarmayı amaçlıyor. İsrail hükümeti, Kudüs’ün Yahudileştirilmesi için bu planları destekliyor.”

Tahliye tehdidi altındaki konut binaları arasında, İsrail ruhsatına sahip bir bina da var. Bu aileler evlerinin kendilerine ait olduğunu kanıtlayan belgeleri gerekli mercilere sundular. Kudüs’teki Arap Araştırmaları Derneği Harita Dairesi Başkanı Halil Et-Tüfekçi, “Ürdün hükümeti, 1967’den önce Batı Şeria’nın kontrolünü elinde bulundurduğu sırada bu araziyi Filistinlilere kiraladı.”

İsrailli yetkililer ise söz konusu arazinin sahibinin, on dokuzuncu yüzyılın sonunda araziyi satın alan ve 1920’lerde bölgeden ayrılan Yemenli Yahudiler olduğunu iddia ediyor. İsrail hukuku arazinin iadesini öngörüyor.

AB İsrail mahkemesinin kararına karşı

Öte yandan, Avrupa Birliği (AB) İsrail mahkemesinin, onlarca Filistinli ailenin evlerinden çıkarılması emrine karşı çıkıyor. İsrail hükümetini bu kararı iptal etmeye çağıran AB, İsrail yasalarının, İsrail’i işgal altındaki bölgeleri yerel halka hizmet edecek ve koruyacak şekilde yönetme yükümlülüklerini yerine getirmekten muaf tutmadığını belirtti.

Tahliye tehdidi altındaki evlere ziyaretler gerçekleştiren AB temsilcileri, AB’nin, uluslararası hukuka göre yasa dışı olan İsrail yerleşim politikasına ilişkin katı tutumunu dile getirdiler. AB tahliyeler de dahil olmak üzere İsrail yerleşimlerine karşı güçlü muhalefetini ifade ediyor.

İsrail’in bu toprakların sahibinin Yemenli Yahudiler olduğu iddiasını reddeden Fetih Hareketi temsilcisi Hatem Abdulkadir, “Yemenli Yahudiler evlerini Filistinlilere sattılar ve bunu kanıtlayan belgeler mevcut. İsrail kenti boşaltmak ve Yahudileştirmeyi tamamlamak için Kudüs’teki Filistinlilere karşı etnik temizlik politikasını sürdürüyor.”

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Batn el-Hava mahallesinin kuzeyindeki Şeyh Cerrah Mahallesi’nde oturan Filistinli Nebil el-Kürd, evini boşaltma tehdidi ile karşı karşıya olduğunu söyledi. Gerekçe ise yerleşim derneklerinin bu arazilerin sahibi olduğunu öne sürmesi.

Daha önce Hayfa’da yaşayan Nebil, 1953’te Hayfa’dan ve Kudüs’ün batısındaki köylerden çıkarılan 40 Filistinli aileyle birlikte sürgün edilmiş ve Şeyh Cerrah mahallesine taşınmıştı.

UNRWA Ürdün hükümetinin izni ile Filistinli mültecilere bu aileler için onlarca ev temin etti. Ancak 1967 Arap-İsrail savaşından sonra bu evleri sakinlerinin isimleriyle tescil ettirmek için yeterli vakit olmadı.

Evlerinden sınır dışı edilmelerini önlemesi için Ürdün Kralı II. Abdullah’a çağrıda bulunan Nebil, “Mesele artık hukuki değil, siyasi. Evlerimiz yıkıldıktan sonra yerine yeni bir yerleşim yeri kurulması hedefleniyor. Bu araziler 1972’de İsrail mahkemesine sahte evraklar gönderen İsrail yerleşim derneklerinin üzerine geçirildi.”

Kaynak:aawsat.com

ReisHe.com | Deneyimlendirip Keyif Al

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Gönderiler