Ana Sayfa Haber Dünya Koronavirüs Suriyeli sivilleri tehdit ediyor

Instagram

Koronavirüs Suriyeli sivilleri tehdit ediyor

Suriye şehirlerinin savaş yıllarında çok sayıda doktor ve sağlık çalışanının ülke dışına göç etmesinin bir sonucu olarak sağlık personeli eksikliğinden muzdarip olduğu bir zamanda, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgının gelmesi tıbbi durumunun kötüleşmesine neden oldu. Zira salgın, Suriye rejiminin kontrolü altındaki bölgelerde onlarca doktor ve sağlık çalışanının hastalığa yakalanarak hayatlarına kaybetmesine neden oldu. Diğer yandan Suriye rejimi, kontrolü altındaki bölgelerde gerçek vaka ve ölüm sayılarını gizlemek ile itham ediliyor.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), 2020 yılında Esed rejiminin kontrolündeki bölgelerde koronavirüse yakalanan 179 doktorun hayatını kaybettiği kaydetti. SOHR, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolündeki bölgelerde çalışan iki doktorun ölümüne ek olarak, Heyet Tahrir Şam (HTŞ) kontrolü altındaki alanlarda 7 doktorun hayatını kaybettiğini de kaydetti.

SOHR, rejim güçlerinin kontrolü altındaki bölgelerindeki güvenilir tıbbi kaynaklardan elde ettiği son istatistiklere göre, enfekte olduğu doğrulanan kişi sayısı 133 bin, sağlığına kavuşan kişi sayısı 49 bin ve hayatını kaybeden kişi sayısı ise 8 bin 400 olarak kaydedildi.

Suriye rejimine bağlı Sağlık Bakanlığı’nın resmi verilerine göre, koronavirüs salgının Suriye’ye girmesinden bu yana kaydedilen vaka sayısı 11 bin 616, iyileşen vaka sayısı 5 bin 485, virüse bağlı hayatını kaybeden kişi sayısı ise 723 olarak kaydedilmiş olması dikkati çekiyor.

Diğer yandan, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Haseke şehrinde bulunan sığınmacı kampında binlerce Suriyeli, önümüzdeki günlerde hava sıcaklığının sıfırın altına düşmesi beklenen bölgede, soğuğa karşı korumayan çadırlarda yaşıyorlar. Sığınmacıların yaşadıkları zorluklar, kış mevsimindeki yağmursuzluk ve kamptaki kişilerin sayısının çok olması ve bazen aynı çadırda 15 kişi birlikte uyuması, koronavirüse ve yeni ortaya çıkan türüne yönelik endişeleri giderek artıyor.

Waşokani kampında bebekler, yaşlılar ve kadınlar dahil olmak üzere binlerce kişi bulunuyor. Kamptaki siviller Türkiye’nin 2019 Ekiminde Suriye silahlı gruplarının katılımı ile gerçekleştirdiği harekatı sebebiyle Rasulayn’dan kaçmak zorunda kalmışlardı

60 yaşındaki Hüseyin, karısının buzlanmaya karşı çadırı kumaş ve naylonla örttüğünü belirtti. Kadın, çamaşırları ve içi araç gereçlerle dolu poşetleri astığı ipi de germişti. Ailenin kullandıkları çadır ikiye bölünmüştü bir kısım uyku için diğeri ise çaydanlık, kaşık, tabak ve yiyecek gibi eşyaların rastgele yerleştirildiği bir mutfağa dönüştürülmüştü.

Hüseyin durumu hakkında “Yaklaşık bir buçuk yıldır burada yaşıyoruz. Geceleri soğuk ölümcül gündüzleri ise güneş kuvvetli, hava şartları çok sert ve virüs yayılıyor. Salgının yeni bir tür olduğu haberini duyduğumuzdan beri çok korkuyoruz.” dedi. Hüseyin, 55 yaşındaki karısı Hamdiye’nin düzenli olarak kamptaki sağlık noktasına gitmesi gerektiğini belirtti. Hamdiye “3 küçük çocuğum var. Herhangi bir soğuk algınlığı, grip veya hastalık durumunda virüsten korunmak için hemen bir doktora gidiyorum. Kişisel temizliğime de dikkat ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Lübnan’nın ardından Ürdün’ün koronavirüsün yeni türüne yakalandığı doğrulanmış vakalarının kaydedildiğini duyurduğundan bu yana, kamp idaresi ve sağlık personelleri, salgının önemli ölçüde sağlık hizmetleri ve özel hastane eksikliği olan bölgeye yayılmasından endişe ediyorlar. Kürt Kızılay Örgütü’nün Sağlık Güvenliği Ekibi lideri Cihan Amar kamptaki ilk yardım ekipmanlarıyla donatılmış tıbbi merkezde “Bugüne kadar koronavirüs vakası veya koronavirüs olduğundan şüphelenilen bir vakanın kaydedilmediğini” belirtti.

Amar kampın sığınmacılarla dolu olması ve özellikle tuvalet ve banyolarda temel hizmet ve hijyen eksiklikleriyle sebebiyle yeni virüs türünün yayılma riskinin çok yüksek olduğunu düşünüyor. Amar sığınmacıların korumak ve onlara uyarıda bulunmak için broşürler dağıttıklarını belirtti ve “Yeni virüs türünden korktuğumuz için dezenfektanların yanı sıra maskeleri ücretsiz dağıtmak için bir sağlık güvenliği fonu kurduk.” dedi.

Yetkili bu yerel çabaların yaklaşık on bin nüfuslu bir kampın ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini belirterek “Virüsün yayılması durumunda insani bir felaketin oluşmasını önlemek için insani ve uluslararası kuruluşlardan uluslararası desteğe ihtiyacımız var. Burada çadırların yan yana ve insan yoğunluğunun olduğu bir kamp var ve hava çok soğuk, bunlar insani bir felaketin oluşmasına karşı uyarı veriyor” ifadelerini kullandı.

30 yaşındaki Verda bölge kadınlarının giydiği gri bir başörtüsü ve siyah bir aba ile oturuyordu. Verda durumu ile ilgili olarak “Bu, çadırın insafına kalmış bir şekilde geçirdiğimiz ikinci kış ama bu yıl koronavirüs ve yeni türünden çok korkuyoruz. Virüsle maske ve dezenfektanlar olmadan mücadele ediyoruz, çocuklarımız küçük ve hava çok soğuk” dedi.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ne bağlı Sağlık Kurulu dün bir kişinin daha virüs sebebiyle hayatını kaybetmesi ve 32 vakanın daha tespit edilmesi ile toplam vaka sayısının 9 bine yükseldiğini, vakalardan bin 149’u sağlığına kavuşurken 275’inin hayatını kaybettiğini kaydetti.

Kamp Direktörü Sitira Raşi Waşokani kampı sakinlerinin toplam sayısının yaklaşık 10 bine ulaştığını “bin 650 çadırda yaşayan bin 600 aile ile, kamp en yüksek kapasitesine ulaştığını aynı çadırda kalan büyük ailelerin olduğunu ve soğuk hava mevsimi devam ederken bu sorunu çözmeye çalıştıklarını” açıkladı. Rashi koronavirüs sebebiyle kampa giriş ve çıkışlardaki önlemleri sıkılaştırdıklarını belirtti. İnsani bir felaketin yaşanması ve koronavirüs salgını dışında ikinci bir bulaşıcı salgın hastalığın yayılması konusunda uyarıda bulunan Rashi “Sığınmacı sayılarının artması ile genişleyen sağlık açığını dolduracak tıbbi yardım eksiğimiz var.” ifadelerini kullandı.

Kaynak:aawsat.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Gönderiler